Türkiyeli Blogcular Buluştu

15 Haziran günü Yapı Kredi Yayınlarının düzenlediği Türkiyeli Blogcular Buluşması adlı etkinlik İstiklal caddesi üzerindeki Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Merkezinde gerçekleşti. Bu etkinliğin moderatörlüğünü Medya ve İletişim Sistemleri öğretim üyesi ve Blogdan Al Haberi adlı kitabın yazarlarından biri olan Doç. Dr. Aslı Tunç üstlendi. Erkan’s Field Diary adlı iki dilli bloguyla tanınan Halkla İlişkiler öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka’nın yanı sıra, Oyunbozan ve Askerler Anlatıyor adlı bloglarıyla Ozan Zeybek ve Muhtesip adlı blogun kurucuları Levent Demir ve Burçin Aydoğdu da etkinliğe konuşmacı olarak katıldılar.

Katılımcılar öncelikle kişisel blogculuk serüvenlerini anlatıp bloglarını tanıttılar. Erkan Saka blogunun yıllar içinde nasıl evrildiğini ve dışarıdan katılımcılarla nasıl zenginleştiğini vurguladı. Ozan Zeybek sıra dışı ve çok ses getiren blogu Askerler Anlatıyor’da vicdani red gibi çok tartışmalı bir konu çerçevesinde bloguyla askerlere nasıl bir ses verdiğini anlattı. Levent Demir ve Burçin Aydoğdu ise Muhtesip adlı bloglarıyla yine ana akım blogculuk anlayışını çok ötesinde köşeyazarlarının hatalarını nasıl afişe ettiklerini ve büyük oranda medyada işletilemeyen ombudsmanlık sistemini nasıl hayata geçirdiklerini anlattılar.

Etkinliğin ilerleyen bölümlerinde Türkiye’de özellikle haber blogculuğunun sorunları, geleceği, interaktif sözlük fenomeni ve amatör ruhu koruma çabaları üzerine sohbet edildi. Dinleyiciler arasında üniversitemizde görev yapan bilişim hukukçuları da olunca söz, 22 Ağustos’ta uygulamaya konacak internet filtreleme sistemine ve sansür anlayışıyla mücadelenin hukuksal yollarına gelmesi kaçınılmazdı. Özellikle blogspot üzerinden yayın yapan blogcular kişisel sansür deneyimlerini de dinleyicilerle paylaştılar. Etkinlik sadece politik değil tüm diğer alanlardaki blogcuların daha fazla dayanışma içinde olması dilekleriyle sona erdi.

2 Replies to “Türkiyeli Blogcular Buluştu”

  1. kadem inanlı dedi ki:

    Öğretmen Olmak;Devlet Eğitim kurumlarında ve özel eğitim kurumlarında öğrencilere dersler vererek onları yetiştiren ve onlara rehberlik eden kişilere öğretici(yada öğretmen diyoruz.)
    Öğretmenler hangi branş dallarından mezun olmuş ise o dalda öğrencilere eğitim verir.Eğitim çocuklarda çok küçük yaş da daha henüz okula başlamandan önce aile tarafından belirli eğitim yaşına gelene kadar anneler ve babalar birer yetiştiren,öğreten eğitimci olarak öncelikle konuşma yeteneği konusunda aile birinci faktördür.
    Daha sonra okul çağına gelen çocuklarımız devlet okullarına kayıtları yapılarak okuma yazma eğitimi alarak ilk kez “okuyorum yazıyorum” düşüncesi ile öğrenim görerek bu başarılarının mimarı öğretmenlerine borçludurlar.
    Öğretmenlerimizin eğitim için harcadıkları emeğin değeri sorulmaz.Hayatları boyunca yüzlerce öğrenci okutup yetiştiren öğretmenlerimizin dünyası öğretmen,veli ,öğrenci arasında en iyi bağı oluşturmak açısından çok önemlidir.Bu ortak bağ iyi olursa başarıda muhakkak gelecektir.
    Eğitim veren okul öğretmenlerimizin dallarını yazalım
    -anokulu öğretmeni
    -anasınıfı öğretmeni
    -birinci sınıf okuma yazma öğretmeni
    -ortaokul öğretmenleri
    -lise öğretmenleri
    -üniversite öğretim görevlileri,
    Bir ömür boyu eğitime devam edecek olan öğretmenlerimizin dünyası her halde bu şekildedir diye düşünmek gerekir sanırım.

    https://madalyaburda.com/egitimde-ogretmenlerin-yeri/

  2. Uğur Özmen dedi ki:

    Türkiye’de blogçu olduğunu siz ilk kez farketmiş olabilirsiniz. Lakin 2007’den beri birçoğuna katıldığım toplantılar oluyor.

    Hem Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi, hem de blogçu olarak yadırgadım bu haberi.

Bir Cevap Yazın

Arşivler

%d blogcu bunu beğendi: