Eksiyirmidört’ün 2. Sayısı Yayımlandı

eksiyirmidört’ün bu sayısında:

 Sağ’ın bitmek bilmeyen rüyası: Başkanlık sistemi

Türkiye’de sağ görüşlü liderlerin hep dile getirdikleri sistem, artık somut bir gerçeğe dönüşüyor. Tayyip Erdoğan eğer seçimlerden zaferle çıkarsa, alt yapısını hazırlattığı “tek adam” sistemini Türkiye’ye getirecek. Sistemin avantajları ve dezavantajlarını irdeledik.

Helal internet

“Sabah uyandığımda üzerimde tuhaf bir yorgunluk vardı. Lavaboya yöneldim, yüzümü yıkadım, dişlerimi misvakladım. Hayır işlerine yönelik toplanan bağışların makbuzlarını düzenlemeden önce helal kesimli sucuk içeren bir tost her zaman iyi gelirdi, düşünmeden yaptım. Akşama da arkadaşlarla yeni çıkan alkolsüz biralarla sefâ yapmaya, bara gideceğiz. Ama öncesinde helal internet kampanyasına başvurmuştum, Telekom yetkilileri eve gelip ‘aile’ paketini kuracaklar. İnsanın nefsi kötü şey, o yüzden aklımızı çelmeden en güzeli, fuhşiyâta, münkirâta, hoca efendimizin de buyurduğu gibi, erişimi yok etmek gerekli”.

3 Mart 2012
‘bir münzevinin günlüğü’

En filozof türkücü

Yaşadığımız coğrafya 90′larda müzik sektörünün gelişmesiyle birlikte birçok türkücü gördü. Birilerinin imitasyonu olanlar veya milleti kandıranlar geldikleri gibi gittiler. Ama türkücüler her daim “Beyaz Türk” dışlanmasına maruz kaldılar. İbrahim Tatlıses’in çıkış hikâyesinin genelleştirilmesiyle “Ameledir, kırodur, maçodur, iki kelimeyi bir araya getiremez” yaftalamaları yapıştırıldı türkücülere. Oysa artık bir Nihat Doğan fenomenimiz var. Son 5 yıldır bir şekilde gündemde ve şimdilerde toplum mühendisliğine soyunmuş durumda.

Kitaplık kalmadı TV ünitesi verelim

“Türkiye’de kitap okunmuyor” diye şikayet edilirken, mobilya piyasası normal koşullar altında kitaplığın nasıl bir şey olması gerektiğini bile unutmuş. İstanbul’un en büyük iki mobilya çarşısında “kitaplık” dediğimizde, şaşkın bir ifade ve boş bakan gözlerle karşılaştık.

Gerilla sanatçı hareketi: Küf Project

Ankaralılar bir sabah uyandıklarında şehirde hiç bilmedikleri yeni bir semt olduğunu keşfettiler. Şehrin elit muhitlerinden Gazi Osman Paşa’yı gösteren tabela, bir Kemal Sunal imgesiyle birlikte Tosun Paşa’yı gösteriyordu artık. Bu gerilla eylemi, “KÜF Project”in Ankara’ya ilk seslenişi oldu. Fakat son seslenişi de olmayacaktı.

Ergenekon kaçırılmış bir fırsattır

Gareth Jenkins bir gazeteci, 21 yıldır Türkiye’de yaşayıp gazetecilik yapıyor, ancak biz onu 2009′da yazdığı ‘Ergenekon Raporu’yla tanıdık. Jenkins Ergenekon iddianamelerini okuyup rapor yazan ilk gazetecilerden biri. Bu süreç içerisinde çeşitli çevrelerce Ergenekon üyesi olmaktan Mossad ajanı olmaya kadar birçok şeyle suçlandı. Aynı zamanda bir siyasi stratejist olan Jenkins, doksanlı yılların önemli bir kısmını Türkiye’nin güneydoğusunda geçirdi ve Kürt meselesiyle ilgili araştırmalar yaptı. Basının kendisine yönelttiği söyleşi tekliflerini çoğunlukla geri çeviren Jenkins ile Türkiye’de yabancı bir gazeteci olmayı, Kürt meselesini ve Ergenekon sürecini konuştuk.

Bilet fiyatları öğrenciler için pahalı mı?

152 TL’den başlayan Amy Winehouse konser bileti fiyatları yurt dışındaki benzer örneklerle karşılaştırıldığında astronomik kalıyor. Sevdiğimiz sanatçı ve grupları dinlemek için bu kadar para vermek zorunda olmamızın sebepleri ne? eksiyirmidört arasştırdı.

Başbakanın emriyle bombalanan gazete: Özgür Gündem

90′lı yıllarda Diyarbakır’da yayımlanan Özgür Gündem gazetesinin, bölgede yaşanan insan hakları ihlallerini aktarma çabasını konu alan Press filmi, eksiyirmidört radarına takılanlardan. Filmin yönetmeni Sedat Yılmaz, filmin senaryo danışmanı, gazeteci Bayram Balcı ve öldürülen ilk Özgür Gündem çalışanı Hafız Akdemir’in yeğeni, aynı zamanda eski Özgür Gündem çalışanı Veysi Polat sorularımızı yanıtladı.

Bir heykel otobiyografisi

Heykeller çok güçlü sembolik nesneler oldukları için ideolojilerin, inançların hedefleri haline gelebilirler. 1973 yılında Muzaffer Eronat tarafından, İstanbul’un Tophane semtine dikilen heykelin başına gelmeyen kalmadı bu sebeple.

Sol çizginin adamı: Metin Kurt

Türk futbolunda sendikal hareketin öncüsü Metin Kurt, aileden sosyalist bir kimliğe sahip. Babasının küçükken ona verdiği nasihat hayatının dönüm noktalarından biri olmuş. Bir de Galatasaray’a gelip, takımı yöneticilere karşı örgütlemesi… Futbol oynadığı dönemde halka yakın olmak için tribünlerin kenarı olan kanatları, özellikle de sol çizgiyi geçen 64 yaşındaki Kurt, önce spor emekçilerinin haklarını korumak için sendika kurdu, şimdiyse Türkiye Komünist Partisi’nden İstanbul milletvekili adayı.

Tarçın kokulu AVM’nin dayanılmaz cazibesi

Mimari izni ve kat sayısı halen bir muamma olan Demirören’in Beyoğlu’nun göbeğine yerleşmesi ile İstanbul bir alışveriş merkezine daha “kavuştu”. eksiyirmidört, elma ve tarçın kokulu, sıcacık renkli AVM’lerin 1970′lere uzanan öyküsünü araştırdı.

Düşünme ve eyleme mekânı: 26A

Kafe 26A’nın çalışanları ve kurucuları “Burası düşünmeyi ve eylemeyi sevenler için!” diye tanımlıyor mekânlarını. Paylaşma ve dayanışma üzerine kurulu, samimi bir yer. Kola ve fast-food’a karşı olan Kafe 26A’da bunlar yok, ama çok lezzetli ev yapımı reçeller, turşular, şerbetler ve kompostolar var.

Büyüleyen kent Prag

Kimilerine göre bir aşk şehri, kimilerine göre, tarihin sesi, kimilerine göre bir açık hava müzesi… Tarih boyu kendisinden güzelliğiyle söz ettiren bu şehri ilk anlatan olmadığımız gibi son anlatan da olmayacağız. Fakat merak edenler ya da gitmek isteyenler için Çek Cumhuriyeti’nin bu sevimli kentinde kısa bir tur yapalım.

Gökkuşağına tırmanmak zordur

Öğrenciler, ellerinde rengârenk bayraklarıyla özgür düşüncenin kalbinde, üniversitelerde örgütlenmeye çalışıyor ve kimilerinin küfür olarak kullandığı cinsel kimliklerini bellerini bükmeden sırtlıyorlar. İşte üniversiteler, işte bin bir zorluğa göğüs geren üniversiteli LGBT’ler.

“Şarkı söylemek de yaşamak gibi”

Pentagram -nam-ı diğer- Mezarkabul ülkemizin gelmiş geçmiş en önemli müzik gruplarından biri olmasının yanı sıra başlı başına bir okul. Pentagram bünyesinde bulunduktan sonra kariyerine başka bir yön verip solo çalışmalarına ağırlık veren Ogün Sanlısoy da bu okulun en önemli mezunlarından biri. Aslında bu durum bir yandan biraz karışık. İlk solo albümü Korkma’yı 1999 yılında çıkaran müzisyen geçtiğimiz aylarda dördüncü albümü Ben’i yayınladı. Kariyerine uzun zamandır solo olarak devam eden müzisyenle kendisi hakkındaki “eski Pentagram vokali” etiketini, solo müzik kariyerini ve ülkenin müzikal atmosferini konuştuk.

Ne dinleyelim

Konserler

Sergiler