Esra Elmas TESEV konferansında konuştu

Medya-demokrasi ilişkisinin geçmişten günümüze analizini yapan İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Araştırma Görevlisi Esra Elmas, yasama, yürütme ve yargıdan bağımsız, tarafsız ve objektif medyanın “ideal medya” olarak öğretildiğini söyledi.

Ancak insanın doğası gereği tarafsız olamayacağını, dolayısıyla medyanın da tarafsız olamayacağını söyleyen Elmas, medyanın içinde bulunduğu ekonomik yapılar nedeniyle objektiflikten de son derece uzak olduğunun altını çizdi.

Türkiye’de siyaset-medya ilişkisine kronolojik olarak kısaca değinen Esra Elmas, şu bilgileri aktardı:

* Cumhuriyetin kurulduğu 1923 ile çok partili düzene geçilen 1950 arasında basın üzerinde çok ciddi bir baskı vardı.

* 1928’de harf devriminin yapılmasıyla birlikte basın alanında o güne kadar kullanılan tüm teknolojik altyapı çöpe gitti. Yeni altyapıyı kurmak zorunda kalanlar da devlete muhtaç hale geldi. Bu da başından bu yana basını devlete bağımlı hale getirdi.

* 1950’de Demokrat Parti’nin (DP) iktidara gelmesiyle birlikte başlarda basın üzerindeki baskılar azaldı. Ancak üç yıl sonra DP karşısında muhalefetin güçlenmeye başlamasıyla DP yönetimi de basın üzerindeki baskıları arttırdı ve tutuklu gazeteci sayısı hızla yükselmeye başladı.

Bilgimedya mezunlarından Ekin Karaca’nın Bianet.org sitesinde yayımlanan haberinin tam metnine ulaşmak için tıklayınız: http://bianet.org/bianet/siyaset/131028-medya-demokrasi-iliskisi-konferansi-istanbulda-yapildi