Share this post with Digg

fotoğraf 2

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Esra Ercan Bilgiç, Agos’un kitap eki Kirk için, üniversitemiz Televizyon Haberciliği Bölümü Araştırma Görevlisi Zehra Kafkaslı‘nın Begüm Baki ile derlediği “Hakkınız Var” kitabını eleştirdi.

********

 Hakkınız Var: İnsan Hakları Üzerine Yazılar

Esra Ercan Bilgiç*

esraercanbilgic@gmail.com

 

1996 yılıydı, üniversite öğrencisiydim. Habermas’ın Öteki Olmak, Ötekiyle Yaşamak kitabı YKY’den yeni çıkmıştı. Vapurda okuduğum tanıtım yazısında, “…ötekine yaşama alanı açmak ve bireylerin eşit haklarla bir arada yaşaması üzerine düşünmek için…” cümlesinin altını çizdiğimi, iner inmez kitabı satın aldığımı, o gün okuyup bitirdiğimi, o günden sonra “bireylerin eşit haklarla bir arada yaşaması üzerine” düşünmeyi çok önemsemeye başladığımı hatırlıyorum. Meselelere hak odaklı bakmaya; kendimi anlatmaya ve karşımdakini anlamaya çalışırken hak odaklı düşünmeye başlamamda milattır.

 

İzleyen yıllarda, iletişim fakültesinde verdiğim pek çok derste, öğrencileri hak odaklı bakmaya yönlendirmek gibi bir gayretim hep oldu. Analitik düşünmek, eleştirel ve hak odaklı bakmak, bir iletişimcinin sahip olması gereken en temel becerilerdi zira. Hele ki söz konusu dersler habercilikle ilgili ise. Sevda Alankuş, habercilikte hak odaklılığı anlatırken “haklar konusunda bilgilendirici, kullanımları konusunda cesaretlendirici” olmaktan bahseder. Bugüne kadar, bu hususu desteklemek üzere öğrencilere derli toplu bir kaynak önermekte bir hayli zorlandığımı söyleyebilirim. Artık zorlanmayacağım. Değerli meslektaşım Zehra Kafkaslı’nın Begüm Baki ile birlikte derlediği Hakkınız Var adlı çalışmanın, bu alanda çok önemli bir boşluğu dolduracağı muhakkak.

 

Hakkınız Var, insan temel hak ve özgürlükleri çerçevesinde, devletin sahip olduğu gücün hukuki sınırlarını görmemizi sağlıyor. Kitapta yer alan yazıların tamamı, Ocak 2011 – Haziran 2014 aralığında, Güncel Hukuk dergisinde Haklar başlığıyla yayınlanmış referans niteliğinde yazılardan oluşuyor. Hukuk alanında çalışan akademisyen ve avukatların üretimi olan bu çalışmalar, anadilde eğitim hakkından kürtaj hakkına, Noel Baba’ya tapma hakkından protesto hakkına, anayasal başvuru hakkından kent hakkına, LGBT bireylerin haklarından mahpusların cinsel ilişki hakkına, yaşam hakkından ölme hakkına kadar geniş bir yelpazedeki insan haklarını tanıtıyor. Hakların korunmasına dair güncel AHİM kararlarını ve son hukuki düzenlemeleri de ele alan Hakkınız Var: İnsan Hakları Üzerine Yazılar, daha adil bir dünyada yaşamayı isteyen tüm okurlara sesleniyor.  Kitaba aynı zamanda Güncel Hukuk dergisinin Yayın Yönetmeni olan Prof. Dr. Köksal Bayraktar kaleme aldığı sunuşla; Semih Poroy çizimleriyle katkıda bulunuyor.

 

Kitabın en önemli özelliği, yazılarda ele alınan her konunun çok anlaşılır, sade bir dille yazılmış olması. Buna rağmen hiçbir konu basite indirgenmemiş; kitapta yer alan her hak büyük dikkat ve akademik özenle aktarılmış. Hemen her hak, senkronik ve diyakronik kıyaslamalar çerçevesinde sunulmuş. Örneğin, anadilde eğitim hakkının kullanımına dair uygulamaların diğer ülkelerde nasıl olduğuna dair detaylı bilgiler verilirken, bu hakkın kullanımına dair uygulamaların dünü ve bugünü arasında da karşılaştırmalar yapılmış. Bu nedenle, kitapta pek çok faklı yazarın kaleminden pek çok farklı yazı yer alsa bile, genel bir bütünlük ve tutarlılığın sağlanması mümkün olmuş.

 

Bu bütünlüğün sağlanmasında göze çarpan bir başka nokta da tüm hakların uluslararası hukukun temel ilkeleri, evrensel normlar, hukuk felsefesi ve hatta çoğu zaman siyaset felsefesi ile ilişkilendirilerek okura sunulmuş olması. Kitabı okurken arka planda daima devlet kurumunun tarihsel evrimi, devletin varoluş nedeni ve bunun paralelinde bireye ve bireyin haklarına giden tarihsel gelişim süreçleri de kaçınılmaz olarak hatırlanıyor. Bu doğrultuda Hakkınız Var, eşitlik gibi, özgürlük gibi, aydınlanmanın en temel kavramları üzerinde tekrar tekrar düşünmeye sevk ediyor okuru. Kamusal alanda veya gündelik toplumsal yaşamda, gerçek anlamda özgürlüğün ve eşitliğin ancak hak odaklılığı hayata geçirmekle mümkün olabileceğine ikna ediyor.

 

Gündelik hayatta hak ihlallerinin hem devletten, hem de maalesef toplumsal alanın içine yoğun olarak işlemiş olan ötekileştirme hallerinden kaynaklandığı bir ülkede yaşıyoruz. Böylesi bir ülkede, öteki hissettirilenin hakkının farkına varması, öteki hissettirenin ötekinin hakkı olduğunu idrak etmesi için, “bireylerin eşit haklarla bir arada yaşaması üzerine” yeniden düşünmek için, “haklar konusunda bilgilendirici, kullanımları konusunda cesaretlendirici” olma özelliği taşıyan bu kitaba çok ihtiyaç vardı. Emeği geçen herkesi kutluyorum.

 

 

Leave a Reply