Çocuklarımızın yüzde 47’si internette büyük riskle karşı karşıya

                                                                      Fatoş Karahasan

                                                                Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gazeteci/Yazar

Dünya genelinde, 8 -12 yaş arası çocukların yüzde 56’sı siber risklere maruz kalıyor. Türkiye’de bu oran yüzde 47’lere erişti. Önümüzdeki iki yıl içinde, dünyada 725 milyon 8-12 yaş grubu çocuğun internet kullanıcısı olacağı öngörülüyor.

Bu doğrultuda, pek çok ülke gençliğini siber zorbalığa ve internetteki risklere karşı koruyacak programlar yürütüyor. Türkiye’de de bu alanda önemli bir proje başladı. MEB, Turkcell’in öncülüğüyle Türkiye’ye gelen dünyaca ünlü DQ Enstitü ile büyük bir dijital zeka programı üzerinde çalışıyor.

MEB-Turkcell-DQ Enstitü İşbirliği

Bu yıl 9’uncu kez düzenlenen Turkcell Teknoloji Zirvesi’nde, dijital dünyadaki gelişmeler kadar, ilerleyen teknolojinin toplumlar üzerindeki olumsuz etkileri üzerinde de duruldu. Zirve sırasında düzenlenen bir basın toplantısında, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, DQ Enstitüsü kurucusu ve CEO’su Dr. Yuhyun Park ve Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve Stratejiden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Hilmi Çolakoğlu önemli bir proje hakkında ayrıntılı bilgi paylaştılar.

 

Dijital Zeka çalışmalarıyla dünyaca ünlü olan DQ Enstitü tarafından hazırlanan, dijital zeka içerikleri, ilk kez ve ücretsiz olarak Turkcell tarafından Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde 2018 – 2019 öğretim yılında 8-12 yaş arasındaki çocuklarımızla buluşacak. Bugüne kadar, MEB işbirliğiyle 1000 öğrenci ve 1600 öğretmen online anketler doldurdu. Bu anketlerle, çocukların internet ve dijital medya kullanımları, risk altında olabilecekleri alanlar ve öğretmenlerinin dijital vatandaşlık konusundaki farkındalık düzeyi tespit edildi.

 

Çocukların dijital zekasını artıran program

DQ Enstitü, çocukları dijital dünyanın risklerinden korumak ve onların dijital dünyada daha sorumlu bireyler olmasına yardım etmek amacıyla yola çıkan bir kuruluş. DQ tarafından geliştirilen dijital zeka eğitim programı, Harvard, Stanford, Iowa State University, Yonsei University ve National Institute of Education’daki araştırmacılar tarafından destekleniyor. DQ, sınıfta öğretmenlerin yönlendirmesiyle uygulanabileceği gibi çocukların desteğe ihtiyaç duymadan kendi başlarına da tamamlayabilecekleri bir eğitim programı.

Çocukları bekleyen tehlikeler

Türkiye’de de 8 – 12 yaş arası çocuklar haftada 24 saatlerini – ders çalışma ve ödev yapma dahil değil – sadece eğlence amaçlı olarak dijital dünyada geçiriyor. Bu rakam dünya genelinde haftada 32 saat. Bu süre arttıkça da siber risklerle karşılaşma oranı daha da artıyor. Dijital dünya filtresiz, sansürsüz ve sınırsız bir ortam. Çocuklarımızı internetteki şiddet dolu içeriklere, yalan haberlere, nefret söylemlerine, güvenlik ihlallerine ve siber zorbalığa karşı korumamız gerekiyor.

 

Ürkütücü rakamlar

DQ Enstitüsü kurucusu ve CEO’su Dr. Yuhyun Park’ın paylaştığı veriler, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor:

  • Siber zorbalık: Dünyada 8 – 12 yaş arasındaki çocukların yüzde 47’si siber zorbalığa maruz kalıyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 38.
  • Çevrimiçi cinsel davranışlar: Çevrimiçi cinsel davranışlar, cinsel içerikli web sayfalarını ziyaret etmek, cinsel içerik indirmek veya yabancılarla cinsel sohbetleri kapsıyor. Dünyada bu oran yüzde 19 iken, Türkiye’de yüzde 12
  • İnternetten tanıştığı biriyle buluşma: Dünyada bu oran yüzde 10, Türkiye’deyse yüzde 19
  • Oyun bağımlılığı: Dünyada bu oran yüzde 11. Türkiye’de yüzde 9

Sekiz noktada eğitim

DQ eğitimi çerçevesinde sekiz alanda çocukların bilgi ve becerilerinin artması hedefleniyor.

  1. Dijital Vatandaşlık Kimliği Oluşturma: Kişinin çevrimiçi kimliğini ve itibarını yaratıp yönetebilme
  2. Ekran Zaman Yönetimi: Dijital cihazları ve medyayı, çevrimiçi ve dışındaki hayatı arasında sağlıklı bir dengede koruyarak, denetim altında kullanabilme.
  3. Siber Zorlukla Baş Etme: Çevrimiçi ortamda karşılaşılabilecek siber zorbalık, cinsel istismar amaçlı yaklaşım ve radikalleşme gibi tehditlerin yanı sıra şiddet ya da müstehcenlik bakımından sorunlu içeriklerle başa çıkabilme, bu tehditlerden kaçınma ve etkilerini en aza indirme.
  4. Siber Güvenlik Yönetimi: Hack’lenme, sahtekarlık, zararlı yazılım gibi siber tehditleri algılayabilme, verilerin korunması için en doğru hamleyi yapıp, uygun güvenlik araçlarını kullanabilme.
  5. Dijital Empati: Çevrimiçi ortamlarda aynı duyguyu paylaşarak başkalarıyla iyi ilişkiler kurabilme.
  6. Dijital Ayak izi : Dijital dünyada bırakılan ayak izlerini anlamak, yönetmek ve gerçek dünyada karşılaşılabilecek sonuçlarını öngörerek, yönetebilme.
  7. Eleştirel Düşünme: Dijital ortamda içerik bulma, yaratma, değerlendirme, paylaşma ve ondan yararlanma.
  8. Kişisel Güvenlik Yönetimi: Özel hayatın gizliliği hakkı, fikri mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü ve nefret söyleminden korunma gibi kişisel ve yasal hakları anlama ve savunabilme.