Yaratmak Bazen Yıkmak da Olabilir!

“Her yaratıcı hareket, öncesinde yıkımla başlar”. Picasso’nun bu sözünün doğruluğu tartışılabilir fakat kesin kararlara ulaşmak zor. Geçtiğimiz günlerde bu sözleri destekleyecek bir yıkım, kendisini İngiltere’de bir müzayedede gösterdi. İngiltere’de sokak grafiti sanatçısı olarak bilinen Banksy’nin “Kırmızı Balonlu Kız” eseri, müzayedede 1.4 milyon dolara satıldıktan hemen sonra kendisini imha etti. Çok geçmeden, Banksy kendi resmi profilinde canlı performansını, bir iki yıl önce düşünüp hayata geçirdiği planını anlatan bir video ile paylaştı.

Kimileri bu sanat eserinin artık satın alınmayacağını düşünse de, eserin bedeli parçalandığı andan itibaren iki katına çıkmış bulundu. Bunun nedeni Banksy’nin yaratımının, “bir müzayede esnasında canlı olarak yaratılan ilk eser” unvanıyla sanat tarihine geçmesi oldu.

İngiltere’de duvar grafitileri, yasal olmaması nedeniyle genellikle çok kısa ömürlüler, dolayısıyla Banksy zaten doğası gereği kendisini yok eden eserler üretiyor ve bunun bilincinde. Yaptığı eserlerin varyasyonlarını farklı duvarlarda, farklı zaman dilimlerinde siyasi anlam çerçeveleri içinde de görebiliyoruz. Tıpkı “Kırmızı Balonlu Kız” eserini 2014 yılında Suriyeli mültecilere destek amaçlı, küçük kızın tesettürlü versiyonunu Eiffel Kulesi’ne yansıtarak kullandığı gibi.

Banksy yaptığı eserleri, varyasyonlarıyla beraber belirlediği açıklamalar ile web sitesi ve kişisel hesaplarında paylaşarak aslında sosyal medyanın gücünü de böylece kullanmış oluyor. Hem kendi paylaşımlarını yayabilmek hem de yapılan yorumları görebilmek adına, sosyal medya sanatçının da gelişiminde büyük rol oynuyor. Gelişimden kastım, sadece kendini yenilemek değil, aynı zamanda izleyicilerin beklentilerini fark edip ters köşe yaparak onları şaşırtmak da olabilir tabi ki.

Yaratım her zaman beklenileni ortaya koymak değildir. Kimi zaman beklenmedik olanla insanları kendine hayran bırakmaktır. Sanat kimine göre toplum içindir. Bana göre “sanat, sanatçı içindir” algısıyla başlamalıdır. Ancak kendi için, kendini doğru ifade edebilme ile yola çıkan bir sanatçı sonrasında topluma ulaşabilir. Bu da demek oluyor ki kişi kendini, eserini yok ederek buluyor ve ifade etmek istiyorsa, yaptığı eylem ile ilgili, anlamaya çalışmadan bir yorum yapmak güçleşiyor. Ne de olsa “Yok etme dürtüsü de yaratıcı bir dürtüdür” Picasso.