Yerli yapımların Netflix ile işbirliği üzerine

Yılmaz Erdoğan’ın son filmi Organize İşler 2, henüz vizyondayken Netflix’te yayına girmesiyle tepkileri üzerine çekti.

Canan Kaya’nın Medyatava’daki haberine göre, filmin vizyon tarihi 1 Ocak olarak belirlenmişti ve 6 hafta sonra Netflix’te yayına girmesi üzerine anlaşmalar yapılmıştı. Ancak ‘promosyonlu bilet’ tartışması ile bu tarihler değişikliğe uğramış ve filmin vizyon tarihi 1 Şubat’a ertelenmişti. Böylece film vizyon süreci tamamlanmadan Netflix’te yayınlanmış oldu. Filmin Netflix’te yayına girmesinin ardından, kendilerini kandırılmış hissettiklerini dile getiren sinema izleyicileri, sosyal medyada sitemlerini dile getirdiler. Bunun yanı sıra, sektör temsilcileri de çeşitli eleştirilerde bulundular.

İlk eleştiri Televizyon ve Sinema Film Yapımcıları Meslek Birliği Başkanı Birol Güven’den geldi. Yaptığı açıklamasında “Bir filmi vizyondayken aynı anda dijital platformlarda da gösterime sokmanın sinema sektörümüze telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğini düşünüyoruz. Çok uzun bir süredir yeni sinema yasası için verdiğimiz mücadele öncelikle sinemamızın geleceği içindi.” ifadelerine yer verdi.

Yılmaz Erdoğan ve BKM ise Organize İşler Sazan Sarmalı’nın Netflix üzerinden Türkiye dahil toplam 190 ülkede yayınlanacağını söylediler. Açıklamalarına “BKM olarak, sonuna kadar desteklediğimiz ve yasalaşmasından büyük memnuniyet duyduğumuz sinemalarla ilgili düzenlemenin; 1 Temmuz 2019’a ertelenmiş olmasına rağmen, vizyon tarihini ertelemedik ve sezon için hazırladığımız tüm filmlerimizi vizyona çıkarma kararı aldık. Sektörümüzde yaşanan krizde ve değişen dünya koşullarında sinemayı ayakta tutmak adına Netflix ile yaptığımız bu anlaşmanın Türk sinemasını daha iyi yere taşıyacağına eminiz. Netflix ile yaptığımız anlaşma sadece “Organize İşler Sazan Sarmalı” filmimiz için geçerlidir ve diğer BKM filmleri yalnızca sinemalarda gösterime girecektir.” şeklinde konuştular.

Yapımcı Şükrü Avşar’ın yapılan açıklamalara ek olarak “Filmin maliyeti çok yüksek olduğu için bir seferlik böyle bir karar aldığını söyledi bana Necati Akpınar. Eminim onlar da vizyondayken dijital platformda gösterilmesinin sinema açısından doğru bir karar olmadığının farkındalar. En çok film üreten BKM’nin bundan yine en çok kendisinin zarar göreceğinin bilincinde olduğunu biliyorum. Sinema bizim ortak sevdamız. Kimse kısa dönem kar etmek için sinemaya zarar vermesin. Belki kısa dönemde çok para kazanılır ama uzun vadede hem sinemaya hem de sinemacıya çok kötü geri dönüşü olur bu kazancın.” sözlerine yer verdi.

Tartışmalar sonunda, halkın ve film sektöründen çoğu insanın, sinemaya olan güveninin sarsıldığı görülüyor. Bu durum birçok izleyeni, yeni çıkacak olan bir filme ilk günden heyecanla gitmek yerine, bir süre bekleyerek;  “Acaba Netflix’e yüklenecek mi?” sorusuyla başbaşa bırakıyor. DORinsight’ın yaptığı bir araştırmaya göre, halihazırda izleyicilerin yüzde 53’ü online TV/dizi platformlarının gelecekte sinema sektörünü bitirmeyeceğini, yüzde 47’si ise bitireceğini düşünmekte. Sonuç olarak, çoğu kişide şüphe ve kandırılmışlık hissi oluştursa da, Sazan Sarmalı’nın etkileri kısa zamanda unutulacak ve sinema her zamanki haline dönecektir.