12. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Bilimleri Doktora Programı, Bilgi Medya ile beraber Kahve Sohbetleri başlığı altında ilk kez online olarak gerçekleşti. Dr. Sercan Şengün’ün katılımıyla gerçekleşen bu program Zoom üzerinden yapıldı.

Bugüne dek yapılan çalışmalardan bahsedilen ve yapılması hayal edilen projelerden bahsedildi. Gerçekleştirilen projeler için bir sohbet ortamı yaratarak doktora öğrencileriyle bir araya gelindi. Zoom toplantısında ilginç ve daha önce duyulmamış kavramları açıklayacaklarını dile getirdiler.

Yapılan bu buluşmalar için ilk olarak IPCC şemsiyesi altında konuşmayı ve açıklamayı da eklediler. IPCC nedir? 2018 yılından beri IPCC ismini verdikleri kahve sohbetleri serisi olarak hayata geçirilen bu konferans Doktora öğrencilerine iletişim konferansı açılımıyla başlatılmıştı. Yöntem, kapsama ve kesişim konularına odaklandıklarını ayrıca dile getirdiler. Bu kahve sohbetleri bağlamında ortaya çıkan konularla genç araştırmacılar ağına çevirmek istediklerini ve yenilik yaparak “Birliktelik” teması ile 2021 yılında tekrardan öğrencilerle buluşacaklarını eklediler. İletişim bilimlerine odaklanan ve olabildiğince iletişim bilimlerini geniş tanımlayarak, aynı zamanda diğer alanlarla olan ilişkisini iş birlikleri içerisinde devam ettireceklerini dile getirdiler. İş birlikleri ve birliktelik çalışmalarından ne anladığımız konusunu hedef haline getiren bu konferans ilerleyen günlerde yuvarlak masa tartışmaları, sunumlar ve projeler ile tekrardan gündeme gelecek.

Bu linke tıklayarak yeni gelişmelerden haberdar olabilirsiniz;  https://ipcc.bilgi.edu.tr/coffee-talks-12/

Sanal kimlikler, dijital insan vekilleri ve Avartarlar ile ilgili konuşmasına başlayan Dr. Sercan Şengün, video oyun çalışmaları, oyun toplulukları, kültürel bilişim, sanal kimlikler ve etkileşimli anlatıların kesişme noktalarında fenomenleri araştıran bir araştırmacı, öğretmen ve oyun tasarımcısıdır. Şu anda Illinois Eyalet Üniversitesi’nde Yaratıcı Teknolojiler (Oyun Tasarımı) Yardımcı Doçentidir. Geçmişte MIT CSAIL (Bilgisayar Bilimi ve Yapay Zeka Laboratuvarı), MIT ICE Lab (Hayal, Hesaplama ve İfade Laboratuvarı) ve Hamad Bin Khalifa Üniversitesi’nin QCRI (Katar Hesaplama Araştırma Enstitüsü) bünyesinde araştırmalar yaptı ve dersler verdi.

 Kullanıcılar kimliklerini avatarlarına yansıttığı için sanal kimlik sistemlerini incelemek gerçek dünyanın olgularını ortaya çıkarabilir. Şengün sanal kimlik kavramını sosyal medya hesapları, video oyun avatarları, çevrimiçi öğrenme ortamlarındaki profiller ve e-ticaret sitelerindeki kullanıcıların profillerini kapsayan geniş bir çerçevede kullanıyor. Bu sanal kimlik sistemleri bireyleri temsil etmek için genellikle sayısal değerler, görseller ve diğer veri yapılarının birleşimini mobilize ediyor. Buna karşılık bireyler de sıklıkla değerlerini, tercihlerini ve kendi temsillerini canlandırmak için mevcut seçenekleri kullanmanın yaratıcı yollarını buluyor. Sanal kimlik sistemleri genellikle onların değerlerine ve kültürel normlarına hitap eden seçenekler sunamadığından, bu süreç özellikle yeterli temsil edilmeyen topluluklar için önem kazanıyor. 

 Şengün’ün çalışmaları sanal kimlik sistemlerinin kültürel normları, paragonları, stereotipleri ve önyargıları nasıl somutlaştırdığını ve güçlendirdiğini inceliyor. Dijital medya platformları bünyesindeki farklı kültürlerden insanların erişimini, performansını ve bağlılığını etkilediğinden, bu konu dijital iletişimin geleceği için büyük önem taşıyor. Şengün, bu sistemlerin yeterli hizmet almayan ya da temsil edilmeyen toplulukların ihtiyaçları ve değerleriyle nasıl gerilimler doğurduğunu ve müzakere imkânları yarattığını keşfetmenin ve ortaya çıkarmanın önemli olduğuna inanıyor. Bu süreçlerin çoğunlukla görünmez kaldığını, nadiren kültürel incelemelerin konusu olduğunu iddia ediyor. Bu nedenle de yeterli hizmet almayan ya da temsil edilmeyen kültürel kimliklerin ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak bilişim ve iletişim sistemleri inşa etmek için tasarım stratejileri oluşturmak istiyor. 

Bir Cevap Yazın